Teknolojinin her zaman ihtiyaçlarımıza bazen de ihtiyaçlarımızdan fazlasına cevap verdiği günümüzde, ulaşım sektörü de teknolojiden nasibini almaya devam ediyor. Sanayinin dijitale dönüşüm sürecinde, ulaşım sektörü de dijital dönüşüm serüveninde kendisine yer buluyor. Ulaşımda birçok soruna getirdiği yenilikçi bakış açısı ve yeniliklerle Uber adından söz ettirmeye başladı. Peki Uber hayatımızı, ekonomiyi ve ulaşım sektörünü nasıl değiştirdi?

Linkedin Grubumuza Katılın, Güncellemeleri Takipte Kalın : https://www.linkedin.com/groups/12250481/

Uber’in Doğuşu

Ortaklaşa tüketime yönelik çevrimiçi platformlar olarak adlandırılan girişimcilik projeleri arasında kendine yer bulan Uber, Silikon Vadisi’nde 2009 yılında faaliyetlerine başladı. 2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri Ekonomik Krizi’nin yaşanmasıyla birlikte hızlı bir yükseliş yakalayan Uber, işsiz kalan insanların kendi araçlarıyla para kazanmasına yardımcı oldu ve olmaya devam ediyor. Bir telefon uygulaması olan Uber, yolculuk yapmak isteyenlerin gideceği konumu belli etmesi ve yakınlarında yolculuğa müsait olan araçların gösterilmesi sistemiyle çalışıyor. Ücretin uygulama içerisinde kredi kartı veya banka kartı ödemesiyle başlayan Uber, şuan nakit para olarak da ücretlerin ödenmesini sağlıyor.


Travis Kalanick ve Garrett Camp tarafından kurulan Uber, yatırımcıların dikkatini çekerek ve 5 yıl kadar kısa bir süre içerisinde sermayesini 2.8 milyar dolara ulaştırarak günümüzde dijitalin, sanayiden daha başarılı olduğunu kanıtlar nitelikte. Günümüzde, Dünya çapında 700 şehirde ulaşım ağına katkı yapan Uber çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Ancak bu büyük başarısının yanı sıra bir o kadar da olumsuzluklarıyla konuşuldu, hala birçok ülkenin ulaşım konusunda  olumsuzluk odağında bulunuyor.

Uber, Ulaşım Sektörünü Nasıl Değiştirdi?

“Everyone’s private driver.” Herkesin özel şöforü olarak çevirilebilen sloganıyla hareket eden Uber, kurulduğu günden itibaren aldığı yatırımlar neticesiyle ar-ge çalışmalarına önem veriyor. Kendisini geliştirmesiyle, ulaşım sektörüne kökten yenilikler getirerek, ucuz maliyetle vip yolculuk hissi yaşatıyor. 2015 yılına kadar hiçbir platforma reklam harcaması yapmayarak, tamamen mutlu kullanıcı deneyimleriyle kitlesini arttıran Uber, ulaşım sektörüne birçok farklı açıdan etki ediyor.

Tavsiye :   Dijital Dönüşümde İnsan Faktörü

Uber’in Yolculara Etkisi

Taksicler tarafından birçok olumsuzluğa maruz kalan Uber, yolcuların mutlu deneyimleri sonucu halen aktif olarak yollarda kendine yer buluyor. Ulaşıma getirdiği kolaylık neticesinde, yolcuların saat fark etmeksizin, araç bulabilmesi, gideceği yeri haritada işaretlemesi, yolculuk ücretinin uygulama içerisinde gösterilmesi, şoförlerin belirli kurallar çerçevesinde hareket etmesi tam puanla değerlendiriliyor.


Özellikle ülkemizde yaşanan taksi sorunlarına çözüm getiren Uber; taksilerin kısa mesafe yolcu almama sorunu, yolun uzatılması, şoförlerin güven vermemesi gibi taksi kullanıcılarının dile getirdiği sorunlara geliştirdiği yöntemle olumlu cevap veriyor.

Uber’in Taksicilere Etkisi

Birçok ülkede taksiciler tarafından yasaklanması talep edilen Uber, çalışmalarının sürdürmek için yolcularından destek görüyor. Tekelleşen taksicilik sektörü, tekelleşmenin etkisiyle yeniliklere kendini kapatmış bir şekilde hareket ediyor. Bununla birlikte taksilerin sanayi çağından rakip olarak görebilecekleri hiç bir girişim yokken, dijital çağımızda Uber’in ilk defa rakip olmasıyla sorunlar baş gösteriyor.

 

Yolcuların taksi yerine Uber’i tercih etmesiyle birlikte, ekonomik olarak olumsuz etkilenen taksi sektörü bunun sonucunda kendisinde yenilikler yapmaya başlıyor. Özellikle ülkemizde Uber ile birlikte birçok taksi aracına navigasyon cihazları takılıyor ve kısa mesafe sorununa çözüm için alt limit 10 Türk Lirası olarak belirlendi. Uber, taksilerin bu yenilikleri neticesinde ve kullanıcıların olumlu geri bildirimleri sonucunda uygulama içerisinde bulunan araç kategorisine taksileri de dahil etmeye başlıyor.

Uber’in İstihdama Etkisi

2008 krizinde işsizlerin gelir kaynağı olan Uber hala birçok kişi tarafından tercih ediliyor. Aracı olan insanların kayıt olarak Uber sürücüsü olduğu sistemde, her yolculuk sonucunda kesintilerden sonra arta kalan ücretin sürücüye doğrudan aktarılması bunun en büyük nedeni olarak gösterilebilir. Artık araç sahibi olmayan şöforleri de bünyesine katmaya başlayan Uber, şoförler tarafından da tercih ediliyor. Ücretlerin aksamaması, yevmiye usulünün aksine yolculuk sayısıyla orantılı kazanç gibi olumlu yönleri Uber’i cazibeli hale getiriyor.

Tavsiye :   Çocukların Dijital Dönüşümü ve Sanayi 4.0 STEM Eğitimi

Uber Şehir İçi Ulaşımı Destekliyor

Ulaşıma her alanda etki etmeyi kafasına koyan Uber, yerel yönetimlerle de iş birliği yapmak için kolları sıvıyor. Yüzyıllarca insanların şehirlerde verimli bir şekilde hareket etmesini hayretle karşılayan şehir plancılarına, sürüş paylaşımı adında deneyimini sunmaya şimdiden başlıyor.

 

Uluslararası Taşımacılık Formu’nun (ITF) çalışmalarından ilham alan Uber, ITF’nin “İnsanların toplu olarak hareket etmesi şehir yaşantısını nasıl etki eder?” araştırmasından yola çıkıyor. Harvard Üniversitesi tarafından da desteklenen bu araştırma ile banliyö bölgelerinde yaşayan insanların; eğitime, işe ve sağlık kuruluşlarına uzaklığı suça teşvik ettiğini kanıtlıyor.

Ayrıca, Uber veri analistleri uygulamayı incelediğinde, %80 oranındaki Uber kullanımlarının toplu taşımaya vardığı sonucuna ulaşıyor. Bu bilgiler ışığında hareket eden Uber, ilk deneyimini Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yerel yönetimlerle hareket ederek, UberPOOL’un hayata geçmesi için ana lokasyonları belirliyor. UberPOOL’u kısaca anlatmak gerekirse, Uber araçlarının toplandığı bir alanda insanların tek başına değil de, araç kapasitesine göre Uber deneyimini yaşamak olarak anlatılabilir. Servis mantığında işleyen UberPOOL’un en büyük avantajı toplu taşıma noktalarında başlaması ve bitmesi.

 

UberPOOL’un gelişimi için Amerika’daki yerel yönetimlerle çalışan Uber; kaldırım çalışmaları, alt yapı çalışmaları, asfalt çalışmaları ve toplu taşıma geliştirme çalışmaları için yerel yönetimlere kendi bünyesinden fon aktarıyor. İlk deneyimine Washington’da başlayan Uber için; Washington Valisi Muriel Bowser “Bu yeni uygulamada Uber’in ilk iş ortaklarından birisi olacağımız için heyecanlıyız. Trafik sıkışıklığını en aza indirmek, altyapıyı geliştirmek ve şehrimizin caddelerini tüm ziyaretçilerimiz ve sakinlerimiz için daha güvenli bir hale getirmek için mümkün olduğunca fazla veri kaynağından yararlanmak istiyoruz.” diyerek Uber’in bu girişimini  olumlu yönde desteklediklerini belirtiyor.

Uber’in Türkiye’deki Son Durumu

Türkiye ulaşım pazarına adım attığı andan itibaren taksiciler ve devlet tarafından olumsuzluklarla karşılaşan Uber, pazardaki payını arttırmak ve taksicilerin olumsuzluklarını dindirmek adına, taksileri de bünyesine dahil etmeye başladı. Taksilerin Uber uygulamasına girmesiyle, Uber XL (1-6 kişilik) araçlarında küçülmeye gidiyor.

Tavsiye :   Yapay Zeka, Robotlar, 3D Yazıcılar, IOT ve Daha Fazlası. Türkiye'nin Karanlık Geleceği

Şirketin resmi açıklamasında: “Uber, Türkiye için uzun vadeli bir iş ortağı olmak istemektedir. Şu anki mevcut durum, Uber XL ürünü ile sağlıklı bir hizmet verilmesini mümkün kılmadığından, önümüzdeki dönemde UberXL küçülerek devam edecektir. Uber Türkiye’ye olan bağlılığını korumaktadır, sektör ile yaptığımız çalışmalarımıza ve taksi ürünümüzü aynı şekilde sunmaya devam edeceğiz. Türkiye’deki şehirlerin Uber gibi yenilikçi teknolojilerin sunduğu yararlardan faydalanabilmesini sağlayan yeni çözümler bulmak için tüm yerel paydaşlarla beraber çalışmak istiyoruz.” diyerek ulaşım sektöründeki araçlarını taksiye çevireceğinin sinyallerini veriyor.

Bu durum, “yolcuları mutsuz eder mi?” bilinmez ancak, Uber XL sürüclerini olumsuz yönde etkilerken, taksicileri bir hayli sevindireceğe benziyor.

 

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.