Günümüzde gelişen süreçler ve yaşanan küresel sorunlar bizlere çok farklı bir dünya yaratıyor. Her şeyin hızlı ve daha pratik yollar ile halledilmesi gerektiği bir dünyadayız. Alışverişlerimiz, kişisel ihtiyaçlarımız, toplantılarımız, merak ettiklerimiz ve online eğitimlerimiz artık elimizin altında. Başka bir deyişle her işlemin dijitalleşme yolunda olduğunu ve bu sürecin çok hızlı ilerlediğini söyleyebiliriz. Peki dijitalleşen bir dünyada tüketicilerin konumları nasıl? Alışverişin, iş dünyasının, eğitimin ve daha birçok bilginin dijitalde olduğunu biliyoruz. Artık bunları tüketen tüketiciler de dijitalde. Özetleyecek olursak “Dijitalleşen Dünya, Dijitalleşen Tüketiciyi yaratıyor” diyebiliriz. 

Dijital tüketicinin hızlıca gelişen sisteme karşı, hızlıca değişen talepleri oluyor. Markalar sürekli yenilenen trendler ile tüketicisinin karşısına çıkıyor. Tüketiciler gibi şirketler de bu dijital sürece ayak uydurmaya çalışıyor. Bu süreçte pazarlamacılar ürünlerini tanıtmak için yeni tüketicinin trendlerine ayak uyduruyor. Peki bu trendlere örnek verecek olursak; Ses ve görüntünün çeşitli içeriklerde kullanılmaya başlanması ile beraber gelen trendler mevcut. Bu trendler özellikle yeni neslin ve sosyal medyayı aktif kullanan her dijital tüketicinin ilgi alanlarından. Podcast kullanımları, Tik Tok ve benzeri uygulamaların artık insanların kişisel hesaplarında yer alacak olması, soru-cevap içerikler olarak tanımladığımız içeriklerle takipçiler ile interaktif bir etkileşimin kurulması, Spotify müzik listeleri, çeşitli etkinlikler, influencer işbirlikleri ve çekilişler gibi trendler pazarlamacılara içerikler konusunda fikir veriyor. Pazarlamacılar topladıkları verilerle tüketicinin dikkatini çeken her yeni trendi markanın gelişimi için kullanıyorlar. 

Covid-19 Tüketici Alışkanlıklarını Etkiliyor

Günümüzde geçirmekte olduğumuz süreç tüm dünyayı etkisi altına aldı. Bu süreçte iyi bir reklam ve iyi bir strateji çok büyük önem kazandı. Tüketicilerin alışkanlıkları evlere kapandıkları süreçte değişiklik gösterdi. İnsanların alışkanlıkları değişirken yeni davranışlar kazanmaları ve marka tercihlerinin yenilenmesi olası bir durum haline geldi. Bu değişen alışkanlıklar hedef kitledeki demografik gruplardaki alıcı sayısının azalması veya aniden artmasına bile olanak sağlayabilir.Bu değişen alışkanlıklar kullanılan sosyal medya araçlarından, ilgilerini çeken alternatif platformlara kadar genişleyebilir.  Bu süreçte müşteri sürekli takip edilmelidir. Aynı zamanda değişen alışkanlıklara ve yeni gelen trendlere ayak uydurulmalıdır. 

Yapılan küresel çalışmada (Euromonitor, 2020) salgın öncesine kıyasla gıda ve ev gereçleri gibi bazı ihtiyaçların alımının bu dönemde arttığı ortaya çıktı. Bununla birlikte ev içinde vakit geçirmeyi kolaylaştıracak yeni hobilere ya da oyunlara harcamanın arttığı gözlemlendi. İnsanların evlere kapandığı bu dönemde teknolojiye olan ilgi oldukça arttı. Özellikle yapay zeka ve robot ürünlerine talebin arttığı görüldü. İleriye dönük baktığımızda da dijitalde değişen ve gelişen stratejiler olduğu gibi günlük hayatta da değişen tüketici davranışları sonucu etkilenecek sektörler olacaktır.

Offline alanlarda görülebilecek değişiklikleri buna örnek verebiliriz;

İleride ses ile komut alan cihazlar, temassız deneyim sunduğu için ön plana çıkabilir. Açık hava mekanları daha çok tercih edilir hale geldi bu nedenle mekanların kapalı durumdan kurtulup kışın dahil açık hava ortamı sunması görülebilir. Bu yolla gelişmiş ve teknolojik ısıtıcılara da ihtiyaç duyulabilir. 

Dönemin hassaslığı gereği ülkede yerli ürünün de kıymeti arttı bu durumda ileride kendi kendini döndüren ve yerli üretimler sağlayan bir ülke düşünülebilir. 

Evde Bulunulan Sürede Hangi Alışkanlıklar Ön Plana Çıktı

Webrazzi’nin Corona Virüs Salgınına Bakış Açısı araştırmasına göre evde ve internette Kullanımı en fazla olan aktiviteler haberleri daha çok takip etmek ve sosyal medyada daha fazla vakit geçirmek olmuştur.

Değişen alışkanlıklar için yapılan değerlendirmeye baktığımızda sosyal medya platformlarının kullanımı, Youtube ve podcast kullanımı, evlerde yapılan toplantılar hatta evlerde yemek yapma oranı bile artışta. Bu alışkanlıklarının ne kadarının geçici ne kadarının kalıcı olduğunu öngörmek ve ona göre pazarlama stratejileri oluşturmak gerekiyor. Pazarlamacılar yaptıkları bu araştırmalarla hem kısa hem de uzun süreli ve aynı zamanda yeni içerikler üretiyorlar.

Değişen Alışkanlıklar İçeriğe Önderlik Ediyor

İçerik konseptini günümüz koşullarında değerlendirmek ve tüketicinin ihtiyacına özel sunmak etkili bir yol olarak karşımıza çıkıyor. Global Web Index’in nisan ayında yayınladığı araştırmaya bakabiliriz. Bu araştırmaya göre tüketiciler salgın hakkındaki güncellemelerin yanı sıra Olumlu hikayeler, Nasıl sağlıklı ve aktif kalabileceklerine  dair öneriler, Evde neler yapabileceklerine dair fikirler ve Finansal tavsiyeler görmek istiyor. Markalar bu bilgilerin üzerine eğlenceli ve sağlıklı bilgiler de içeren konseptlerde buluşabilir. Bununla birlikte video içeriklerinin bu süreçte çok tercih edildiğini insanların kendilerinin de video çekip sisteme dahil olduklarını görüyoruz. Icerikleri video veya GIF yolu ile ceşitlendirmek etkileşimi arttırabilir.

Dijital Tüketici Alışkanlıklarını Devam Ettirebilir

Covid-19 döneminde değişen alışkanlıkların bazıları kalıcı olabilir. Bu süreçte kolaylık ve hız kazandıran bazı alışkanlıklardan vazgeçmek zor olacaktır. Offline alışkanlıklar dijital alışkanlıklar olarak karşımıza çıkabilir. Örnek verecek olursak Covid-19’a kadar e-ticarete olan talep hızla artmaktaydı fakat bu pandemi ile e-ticaret tek seçenek haline geldi. E-ticaretin içinde evlere sipariş verilen market alışverişlerini de katabiliriz. Marketten alışveriş yapma devri yavaş yavaş yok olabilir ve yerini sadece online alışverişe bırakabilir. 

Ofislerin eve taşınması ile beraber oluşturulan home office kavramı ülkede gittikçe yer edinerek devamlılığını sürdürebilir. Dijital alt yapıların desteklenmesinin yıllar alabileceği düşünülürken çoğu şirket bu alt yapıyı hızlandırdı ve sağladı.

Tüketicilerin dijitalde dinlemeyi ve izlemeyi tercih ettikleri tüm kanallar ve müzikler de değişebilir. Bazı kanalların takibi, yeni bir müzik grubuna duyulan ilgi veya yeni bir platforma duyulan ilginin devamı gelebilir.

Değişiklikler dijital alışkanlıkları etkilediği gibi tüketicilerin kişisel tercihlerini de etkileyebilir buna örnek olarak kıyafet seçimlerini söyleyebiliriz. Salgının evleri çalışma, sosyalleşme, dinlenme gibi değişik faaliyetlerin bir arada yapıldığı mekanlar haline getirdiğini biliyoruz. Yıl içinde sürekli yeni kıyafetler almak durumunda olan insanlar artık evlerinde vakit geçirdikleri için kıyafetteki çeşitliliğe son verdiler. Daha şık ve iş kıyafetlerinin yerini günlük giysiler aldı. Bu durumda pandemi sonrası ve sürecinde günlük giysilerin alımının artacağını söyleyebiliriz. 

 

Tüketicilerin alışkanlıklarının devam etme durumları üzerine yapılan ankette %20 sinin video, haber ve canlı içerik izlemeye devam edecekleri ortaya çıkmıştır. Video ve içeriklerin mobil üzerinden izlenmeye devam edilmesi üzerine markalar Youtube gibi platformları reklam aracı olarak kullanmaya devam edebilir. 

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.